26 Ağu 2016

Hayal tarlasındaki ağaç



Evvel zaman içinde, roket havada iken, pokemon topta iken... Ben dağdaki kaydıraktan kayıp dereye balık atariken, bir varmış bir yokmuş...masalın yalanı mı olurmuş.o yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan...bu da mı yalan?derken;sabahleyin erken, keçiler koyunları traş ederken, cırcır böceği saz çalar, kedi ağaçtan paraşütle atlar iken ,çıkmış bir peri puf diye, bir laf atmış da ortaya. Gerisi neymiş bir bakalım. 

Uçsuz bucaksız bir tarla. Buğday mı desem pamuk mu desem. Ne mahsul var bir bilsem. Hayal desem en iyisi. Hayal tarlası. Tarlanın en kuzeyinde. Hem de tam ortasında, ölçtüm biçtim bak inan. Bir ağaç. Kökleri yerin yedi kat dibine kadar uzanan. Dalları göğün yedi kat üstüne dik uzayan. Etrafına mis kokular saçan bir ağaç varmış. Öyle bir mis koku ki, sen hangi kokuyu seviyorsan onu duyumsarmışsın. Çikolata mı desem çilekli tart mı yoksa güller mi lavanta mı? Ne seversen öyle. 


Ağacın yaprakları da çeşit çeşit. İğne yaprak, geniş yaprak. Sarılar morlar maviler. Hem rengarenk. Meyvesi ne peki bu ağacın? Dilek. Neeeee, dersin duyarım. Doğru dedim. Bu ağacın meyvesi dilek. Yanından geçerken ne dilediğine dikkat etmen gerekirmiş. Anında dileğin beliriverirmiş ağacın dallarında. Bay Sakız pek iyi bilirmiş bunu. 

Bay Sakız'ı unutmadın değil mi? Hayal tarlasının korkuluğu.

Bay Sakız ne isteyeceğini bilen çok akıllı ve de tatminkar birisiymiş. Tarlada çok çalışıp yorulduğu günler ödül olarak gidermiş ağacın yanına. Dermiş ki 'bana buz gibi bir limonata. Ama ev yapımı olsun olur mu canım ağaç, çok rica ediyorum.' Sakız'a en yakın dallardan birine bağlı olurmuş isteği.

Bir ikindi vakti, rüzgar hafif hafif eserken hayal tarlasına bir yabancı girmiş. Yolunu kaybetmiş bir gezginmiş. Günlerce yolda aç susuz ve yorgun. Hayatı yolları arşınlamakla geçmiş. Fakat artık yorulduğunu hissediyormuş. Rengarenk bir tarla görünce çok mutlu olmuş. Belki tarla sahibinden izin alıp yiyecek bir şeyler bulabilirmiş. Böyle düşünürken biraz uyumak istemiş. Çünkü gölgesinde soluklandığı ağacın toprağını çok sevmiş. Yumuşacıkmış. Kökleri de başını koymaya uygunmuş. Gözlerinden uyku akarken "Ah şimdi, pamuktan bir döşek olsa şurada. Başımı gömerim pamuk yastığa. Mis gibi kokan yeni yıkanmış çarşaflara sürmek başımı. Ne güzel olurdu' Sözlerini bitirir bitirmez en yakın 3 dalda döşek, yastık ve çarşaf belirmiş. Dallar ağırlıklarıyla biraz yere doğru eğilirken çok korkmuş gezgin. Gözleri fal taşı gibi açılmış. Bir ilüzyon mu diye düşünerek çarşafa dokunmuş. Hayır gerçek. Dallar kırılır korkusuyla hepsini indirip yatağı kurmuş. Uzanmış bir. Ama artık uykusu gelmiyormuş. Bir dilek daha dilese ya. Karnının çok acıktığının farkına vararak taze pişmiş ekmekle taze peynir dilemiş. Yatağın tam ortasına doğru iki dal egilmis. Şaşkın şaşkın karnını doyurmuş gezgin. 'Keşke bir kese altınım olsa' demiş. Sonra 'Dünyanın en zengini olmayı, dünyanın hakimi olmayı dilesem. Ama bütün bunlar bir oyunsa, beni kandırıyorlarsa. Belki bu dileklerin ücretini, karşılığını isterler. Ya kötü bir büyücünün oyunuysa ve birazdan karşıma çıkıp bana zarar verecekse...' Altın keseleri ve bir anahtar daldan gezginin kucağına düşmüş sırayla. Sonra tam kötü bir büyücünün karşına çıkmasına sıra gelecekken Bay Sakız' 'Hayır, kötü büyücü filan gelmesin. Bunların hepsi gerçek ve iyilikle dolu' demiş acele acele. Gezgin, çarşafı başına kadar çekmiş korkudan.

Sakız nefes nefese kalmış. ağacın dallarının durduğunu görünce rahatlamış. Gezgin'e dönüp kızgın bir bakış atmış. 'Hem tarlama izinsiz giriyorsun hem dilek ağacını kötülük için kullanıyorsun. Bir de sen kimsin?' Gezgin başını korka korka çıkarmış. 'Ben bir Gezginim. Dünyada bir yere kök salmadan sadece gezer durur, keşfederim. Dilek ağacı mı dedin?' Sakız, 'Evet bir dilek ağacının altındayız şu an. Dünyada gelip geçerken geçtiğin yerlere söylediğin sözlere hiç dikkat etmedin mi? Bunun gibi birçok dilek ağacı varmış dünyanın dört bir yanında böyle ağaçlar varmış. Hiç duymadın mı?' Gezgin iyice şaşırmış. O kadar deneyimine karşın bilmediği çok önemli bir bilgi öğrenmiş. 'Bunca yıla rağmen yeni duyuyorum. Çok şaşkınım doğrusu. Yeni bir şey keşfettim sayende. Teşekkür ederim.' Demiş Gezgin. Böylece Bay Sakız ile bir güzel dost olmuşlar.

Gezgin bir daha ne dilediğine hep dikkat etmiş. Hep iyilik dilemiş. Dileği yerine o an gelmedi diye de sabırsızlık etmemiş. 

Böylece şimdilik masalın sonuna geldik. Daha maceralara gelmedik ama. Bunlar ön hazırlık. 

Bir de dilek ağacının gökteki dallarından 3 dilek hakkı düşmüş. Biri Bay Sakız'a biri Gezgin'e biri de bu masalı okuyanlara.


4 yorum:

  1. Harika olmuş! O halde ben de böyle güzel masallarının devamını ''diliyorum.'' :)

    YanıtlaSil
  2. Yanıtlar
    1. Böyle masallar yazcam bundan sonra haftada 1 😊

      Sil