29 Ağu 2016

1 kitap 1 dizi


Bir dizi  bir kitap tanıtımı yapayım dedim. eleştiri diyemiyorum henüz. eleştiri biraz daha komplike, ayrıntı ve daha profesyonel olur. ben daha çok sevdim sevmedim tavsiye şeklinde yazıyorum. Eleştirilere de dönüşür umarım.

Önce diziden başlayayım.


ABD'de Freeform kanalında salı günleri yayınlanıyor. teen drama, tarihi, korku ve doğa üstü türlerinde. Yani tam benlık. 1980li yıllarda geçiyor ama 100 yıl öncesine dayanan bir hikaye. 80lerin kabusu sanatizm ile başlıyor hikaye ama altında doğa üstü şeyler çıkıyor. gerçekten şeytanı uyandırma. 

olaylar bir kamp alanında geçiyor. kim küçük çocuğunu şehirden uzakta öyle bir yere gönderir ki? 

Henüz 1.sezonda. Salı günü de 10.bölüm yayınlanacak. Ama biz çarşamba günü izleyebiliyoruz tabii. 9.bölümde acayip ters köşe olmuştuk. yeni bölümü heyecanla bekliyorum.










Kitaba gelince bütün kadınların kafası karışıktır.
ilk defa ece temelkuran okudum. çok sevdim kalemini.

Ön sözünde 'yavaş yavaş okumanız için' yazmış. Zaten yavaş okunuyor. Ve yazar akıcı olmamasını dert etmediğini söylüyor. yazdıkları boğazda düğüm olup kalsın istiyor.

Kadınları, kadınlığı ve insanlığı sorguluyor.
Neresi kurgu neresi gerçek, bilemiyor insan. Ama ne önemi var ki? Kurgu olması sorunların gerçekliğine engel değil.

Okurken, bütün kadınlar birbirine mi benzer, diye düşünüyorum  çokça. Türlerine göre ayırınca ama.

Mesela 1.grup çocuk da yaparım kariyerde mottosunu hayat felsefesi kabul etmiş. Ama bir yandan da dişiliklerini kullanmayı, dişiliklerini ön plana atmayı alışkanlık haline getirmişler.

2.grup duyarlı ama daha az duygusal. evlilik, çocuk pek tarzları değil. İyi bir eğitim, entelektüel, akademik çalışmalar, sanat, felsefe. Her şey iyi hoş da tüm duyarlılığına rağmen toplumsal sınıflamaya karşı duramıyorlar. Evlerini temizleyen çalışanlarına 'alt sınıf muamelesinden' kaçınmayabiliyorlar.

3. grup. Ruhları sünnet edilmiş kadınlar, diyor yazar. Varlar mı yoklar mı belli değil yaşamda. Bastırılmış, sindirilmiş ve şiddete uğramış kadınlar.

Birçok yerin altını çizdim. Başka bir zaman da onları paylaşırım.

Kadınlar hep yazsın, kadınlar hep okusun, kadınlar hep gülsün.

4 yorum: