12 Eyl 2014

Stüdyo Ghibli animelerinden bir seçki

İzlediğim animelerin incelemesinin ardından izlemediğim animelerin de listesini yapacağım (:

Rüzgarlı Vadi


Yönetmen: Hayao Miyazaki
Yapımcı: Isao Takahata

Bin yıldan beri yeryüzü zehirli gaz altındadır. Maskesiz dolaşamaz insanlar. Nausicaa, Rüzgar Vadisi prensesidir. Maceraperest, uçma yeteneği gelişmiş olan güçlü bir prenses. Ve yasak olan zehirli yerlere gidip değişik varlıkları inceleyebiliyor. Başka bir prenses, prenses Kushana, zehirli bölgeleri ele geçirmek istiyor. Ve bunun içinde elinden gelen her şeyi yapıyor, yıkımdan kaçınmıyor. Aslında amacı zehirli bölgeleri temizlemek. Daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum. Ohmular, sincap-tilki Teto, Rüzgar Vadisi, kocaman yel değirmenleri, savaşçı dev, antık tanrı...

Teknolojiye karşı doğa. Çevre kirliliği. İnsanoğlunun doğayı kirletmesinin bin yıl sonraki cezası. Bin yıl süren cezası.

Ghibli öncesi animedir. Ghibli'nin kurulmasında önemli bir yeri var imiş.




Laputa: Gökteki Kale


Yönetmen: Hayao Miyazaki
Yapımcı: Isao Takahata

'Uçan ya da süzülen ada olarak çevirdiğim kelimenin orijinali Laputa'dır ki bunun gerçek etimolojini öğrenemedim.'
Guliver'in Seyahatleri

Pazu, küçük madenci. Gökten düşen bir kızı yakalar: Sheeta (: Efsanevi uçan ada, Laputa. Korsan çetesi Mama Dola'nın idaresinde. Sheeta'nın kolyesinin peşinde. Muska Sheeta'nın peşinde. Bir kaçış bir kovalamaca. Madenciler, madenci eşleri (: Uzak bir ülkede maden ocakları deniyor ama Miyazaki Galler'den esinlenmiş madencilerin yaşadığı ülkeyi tasarlarken. Guliver'in Seyahatlerindeki Laputa manyetizma ile hareket ediyormuş. Miyazaki'nin Laputa'sı ise kristalle çalışıyor. Ayrıntılara dikkat lütfen! Hangimiz bu kadar ayrıntılı düşünüyoruz? Zeplinler, flaptonlar. Duygusal robotlar (: İnsanların teknolojiyi yanlış kullanmaları ve akabinde doğayla robotların uyumları. Bir tek insanların içindeki o şeytanlık bozuyor dünyayı :( Mistizm ve makineleşme. Çocuklar Pazu ve Shetaa'nın koşuşturmacalarını eğlenerek izlerken kötü adam Muska'nın teknolojiyi kötüye kullanmasını görerek kendince, teknoloji iyilik için kullanılmalıdır diye bir çıkarıma varabilir. Ya da bizler açıklayabiliriz (:



Ateşböceklerinin Mezarı


Yazan ve yöneten: Isao Takahata

İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru, Kobe ateş altında. Genç Seita ve minik Setsuko, anne babalarını kaybederler. Şehirleri, evleri yıkılır. Sahipsiz kalırlar. Halalarının yanlarına giderler ama kötü muamele sonucu Seita dayanamaz, kardeşini de alıp kimsenin yaşamadığı bir kulübeye yerleşirler. Bakımsızlıktan Setsuko hastalanır. Böyle anlatırken ne kadar da duygusuz ne kadar da yüzeysel oldu. Ama yaşadıkları... Acılar, çocuksu sevinçler, uçaklar, ateş altında şehir. Bencil insanlar... Paranın olmadığı, takas usulü yapılan alışverişler. Ateşböcekleri... Ve ölümler. Çok ağlamıştım izlerken, izledikten sonra... İkinci Dünya Savaşı üzerine Japonya'da birçok yapım olmuş ama Ateşböcekleri Mezarlığı savaşın gerisini ve insanların yaşamını anlatan ilk animeymiş.




Komşum Totoro


Yönetmen: Hayao Miyazaki

Bir kır evine taşınırlar Satsuki, Mei ve babaları. Anneleri hastanede yatmaktadır. Annelerine yakın bir yere taşınırlar. Peri tavşancıklar. Çocukların hayal güçlerine saygılı bir baba. Mei yaşlı bir ağacın kovuğundan aşağı dev Totoro'nun üzerine düşer. Anime doğa ile tam bir uyum içerisinde ve mucizeler had safhada. Çarçabuk büyüyen ağaçlar, kedi otobüs, Totoro ile uçmak. Sıradan bir aile yaşantısının ardından orman cinleri, ruhlar yani mucizeler doğal gelir ve de hiç sırıtmaz. Bu benim için çok önemli bir ayrıntı. Fantastik öyküler yazmak istediğim için öyle gerçekçi bir dünya yapmalıyım ki her türlü olağanüstülükleri kabul etmeli, onlara inanmalı okuyucuları.

Animeden sonra animenin geçtiği varsayılan Sayama Tepeleri Totoro'nun Memleketi adı verilmiş ve Totoro Ormanı oluşturulmuş (:


Totoro'nun Miyazaki için otobiyografik bir anime olduğunu biliyor muydunuz?




Küçük Cadı Kiki


Yönetmen: Hayao Miyazaki

Kiki's Delivery Service adlı bir çocuk kitabından uyarlanmış.
Şahane şepşeker ve de inanılmaz güzel bir anime. Ben cadılara zaten bayılırım. Bir sonraki yazım Cadılar üzerine olacak zaten. Kurtadam-vampir-cadı üçlemesini tamamlayacağım Belki hayalet de yaparım. Neyse Kiki'ciğime gelelim tekrardan.
13 yaşına gelince yetişkin bir cadı olabilmek için ailesinin yanından ayrılır. Bir de kedisi vardır Jiji. Bir fırında çalışmaya başlar. Hatta kuryelik yapar (: Fırının üst katına taşınması, temizlemesi çok sevmiştim oraları. Tombo'nun hayal gücü, uçma isteği, hayalleri. Ursula'nın resşm yeteneği. Aile bağları, dostluk ilişkileri ve daha birçok şey. Kiki'yle birlikte uçmak isterseniz, onunla birlikte büyüme sıkıntılarını görmek isterseniz mutlaka ama mutlaka izlemelisiniz. Benim için ailemden ayrılıp İstanbul'da yaşamamda, o yalnızlık ve özlem psikolojisinde çok iyi gelmişti. Galiba bir daha izlemeliyim!





Dün Gibi


Yazan ve Yöneten: Isao Takahata
Yapımcı: Hayao Miyazaki ve Toshio Suzuki

Taeko Okajima.  Kent yaşamından sıkılıp kırsala tatile gider. Bu tatil geçmişe ve içine yolculuk olur. Bir yandan da dünyanın ve Japonya'nın yaşadığı değişimleri önümüze serer. Biraz ağır ilerliyor. Ama Japonya severler özellikle çok sevecektir (:



Porco Rosso


Yazan ve yöneten: Hayao Miyazaki

Akdeniz ülkesi. İtalya olabilir. Kaptan Marco Pagot, maceraperest ve özgür ruhlu bir pilot. Bir savaş esnasında birçok arkadaşı ölürken o domuza dönüşür!

Parlak kırmızı uçağı, başka pilotlar, deniz uçakları, korsan pilotlar.
Uçak tamircisi ya da tasarımcısı Fio. Gökyüzüne doyacağınız şahane bir anime (:

Yine kadınlar ön planda. Kadınlar neden uçak mühendisi olamasın? ((:


Bu resim animeden değil, hayran çizimi. Ama çok hoşuma gitti (:



Ocean Waves


Yönetmen: Tomomi Mochizuki
Yapımcı: Isao Takahata

Yutaka ve Taku (: Japon lise hayatı ve de sonrasında üniversite hayatı. Yetişkinliğe adım atmak üzere olan bir grup genç, aralarındaki ilişkiler, aşk hayatları (: Bir yandan da aile meseleleri. Çocuklara bunların yansıyışları. Güzeldi.




Yüreğinin Sesi


Yönetmen: Yoshifumi Kondo
Yazan: Hayao Miyazaki

Ben bu animeyi de Hayao Miyazaki'yle çok özdeşleştiriyorum. Yani Shizuku'da Miyazaki'yi buluyorum. Shizuku'nun babası kütüphanede çalışır. Ve Shizuku kitap okuma aşığıdır. Kütüphaneden aldığı her kitaptan ondan bir önce alan kişinin Seiji Amasawa olduğunu fark eder. Seiji'ye hem sinir olur hem de onu çok merak eder. Evet ben Seiji'ye aşığım!


Şöyle ki Seiji, Shizuku'yu görür ve hoşlanır. Shizuku'nun kütüphaneye gittiğini kitap okuduğunu görür. O da kitap okumaya başlar. Önceleri Shizuku'nun okuduğu kitapları okurken sonra kitap okumayı çok sever ve Shizuku'dan daha çok kitap okur! Böylesine aşık olunmaz mı? :D

Shizuku'yu sevmemin bir nedeni de tabii ki öykü yazması ve yazar olmak istemesi ve çok kitap okuması. Keşke ben de onun gibi olabilsem. Uykusuz geceler geçirmişti öyküyü yazabilmek için... 


Benim için en özel anime diyebilirim.

Yine sanat oldukça ön planda. Seiji usta bir keman yapımcısı ve müzisyen olmak istiyor, Shizuku da yazar olmak istiyor. Shizuku'nun annesi ablası yüksek lisans yapıyor, babası kütüphanede çalışıyor. Seiji'nin dedesinin antika dükkanı var. Özel ve güzel bir anime. Ah bir de Baron'u unutmayalım  ((:



Prenses Mononoke


Yönetmen: Hayao Miyazaki

'İnsanlar ve orman barış içinde bir arada yaşayamaz mı?'

Ashitaka, köyünü öfkeli yaban domuzu tanrısından kurtarır ama ölümcül bir yara alır. Yaban domuzu tanrının neden kötücül hale geldiğini araştırmak için yollara düşer Ashitaka. 
Leydi Eboshi demir üretmek için toprakla doğayla savaş halindedir. Doğa bu durumdan kötü etkilenmektedir. Kurt tanrı Moro ve üvey kızı San yani prenses Mononoke. Kurtlar tarafından yetiştirilmiş bir kız. Anime çevrecilik ve ruhanilikle ilgilidir esasında. Ama biraz şiddet ve kan içermektedir. 




Ruhların Kaçışı


Yazan ve Yöneten: Hayao Miyazaki

Bu anime için Asu'ya ve Furkan'a teşekkürlerimi sunuyorum. Onların önerisiyle izlemiştim. (:




Ah canım Chihiro. Ne çektin yavrum sen desem. Aç gözlü anne ve babası yüzünden, kötücül paralel bir boyuta geçer. 


Canım Haku gece çökmeden dönmeleri için uyarsa da Chihiro'nun ailesi çoktan domuza dönüşmüştür. Onları kurtarmak için neler çeker Chihiro. Yubaba'nın eline düşerler. Önce ismini değiştirir Chihiro'nun. İsmini unutan kimliğini unutur. Ne kadar da güzel bir mesaj! Benliğini unutan kendini kaybeder, başkasına köle olur. Ruhların Kaçışı çok güzeldi. Bedenin değil de ruhun ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Kaonashi hem çok ürkütücü o maskesiyle hem de çok sevimli, maske ürkeklik de katmıyor mu biraz? Garip :D Tuhaf yaratıklar, tanrılar, Japon mitolojisine dair ögeler oldukça fazla bu animede. Ve Haku-Chihiro ilişkisi... Çok güzeldi yahu!





Yürüyen Şato


Yazan ve yöneten: Hayao Miyazaki

Ben kitabı da okudum bu arada. Kitap biraz daha ayrıntılı. Anime ayrı güzel kitap ayrı güzel. Birkaç farklılık var.
Ama Howl her daim canım, animedeki Howl daha bir canım :D


Sophie'nin kimlik krizi, gençten yaşlıya dönüşü, kendine bir amaç arayışı ve yavaş yavaş Howl aşık oluşu. Genç haliyle görünüşünü, kendini beğenmediği için çekingen olan Sophie, yaşlı bir kadına dönüşünce hiçbir şeyden çekinmez ve özgürleşir. Hatta Howl'u bile dize getirir (:
Animede bir savaş var. Miyazaki bu savaşta Abd'nin Irak'ı işgalini anlatır. Abd'yi eleştirir.

Howl'a aşık olacağınıza eminim. Howl'a aşık olan bir tek ben değilim, Esma da Howl aşıkları arasında ;)





Yerdeniz Öyküleri


Yönetmen: Goro Miyazaki

Hayao Miyazaki'nin oğlu yönetmiş. Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz Öyküleri serisinden uyarlama. Seri uzun ve sadece bir filme sığdırmaya çalışmışlar olayları. Açıkçası boşluklarla doluydu. Kitabı okuma gereği hissettim ama henüz fırsatını bulamadım. Çizimler müthişti tamam ama boşlukların olması kafa karışıklığına da sebep oluyor. Yine de Arren'e Gedo'ya Therru'ya Tenar'a bayıldım. Ejderhalar kadim isimler. Herkesin bir kadim ismi vardır, bunu kötü niyetli büyücüler cadılar öğrenirse eyvah!  Güzeldi, etkileyiciydi ama eksikti.





Rüzgar Yükseliyor


Yazan ve Yönetmen: Hayao Miyazaki

Rüzgar yükseliyor, yaşamaya çalışmalıyız. 
Paul Valery

Jiro Horikoshi'nin kurgusal biyografisi niteliğindedir. Jiro Horikoshi, İkinci Dünya Savaşında kullanılan bir savaş uçağının tasarımcısıdır. Ama bir yandan da Miyazaki'den izler vardır, neden mi? Miyazaki de uçak tasarımları yapıyor. Bunlar daha çok tasarımsal ve biraz da fantastik uçaklar aslında ama yine de Jiro'nun heyecanına kendi heyecanını da katmış bence (: 
Hayao Miyazaki'nin sinemaya veda filmi olduğunu biliyor muydunuz?
Jiro ile Naoko'nun tanışması çok şekerdi. Naoko'nun rüzgarlı tepede resim çizmesi çok güzeldi. O bulutlar o çiçekler. Jiro'nun hayallerinden hiç vazgeçmeyişi, rüyaları, ilhamı... Uçak mühendisi ya da pilot olmak isteyen çocuğunuz yeğeniniz kuzeniniz var birlikte izleyebilirsiniz (:





Tepedeki Ev


Yönetmen: Goro Miyazaki

Japon lisesine dair en iyi filmlerden birisidir herhalde. Okul kulüpleri, eski binalar, temizlik, arkadaşlık ilişkileri. Eğlenceli bir animeydi. Keyifle izlemiştim. Keşke bizim liseler de böyle olsa demiştim :( Liseyi bırak üniversiteler bile öyle değil. En azından İstanbul Üniversitesi... Aynı zamanda sınav ve eğitim sistemindeki diktatörlük, baskı eleştirileri yapılmış. Biraz da geçmişi ve kültür mirasına bağlılıktan bahsedilmiş. Umi evin yemeklerini yapıyor, kardeşlerine hem annelik hem babalık hem ablalık yapıyor. Hadi tamam babası yok da annesi var ama iş güç derken çocuklarını sahipsiz bırakmış. Çok kızdım. Umi ve Shun neredeyse kardeş çıkacaktı! Japonya ensest ilişkiler noktasında çok rahat zaten, güvendiğim ve sevdiğim Ghibli'nin bunu çocukların da izleyebileceği bir yapıma taşımasına yüreğim elvermezdi! Çok şükür yapmamışlar, kardeş değillermiş :D





Aşırıcılar-Arrietty


Yönetmen: Hiromasa Yonebayashi

Mary Norton'un roman serisinden uyarlanmış. Tv dizileri de varmış. Kitapları okuyup dizileri izlemek istiyorum (:

Müziklerine hayranım! Cécile Corbel'a aitmiş müzikler. Ders çalışırken temizlik yaparken yürüyüş yaparken, her zaman dinleyebilirm!

Minik insanlar, aşırıcılar ve onları gören Shu. Hasta çocuk. Aşırıcıların varlığına inanan büyük dede ve onlar için özel olarak ev tasarlaması. Harikaydı. Ama o hizmetçiye sinir olmuştum. Aşırıcıların ev düzenleri çok güzeldi. Minicik şeylerle neler yapmışlar! Yapraktan şemsiye (: Sadece bir küp şeker onları aylarca idare edebiliyormuş! Maceracı Arietty... Zihnimde animenin devamını getirdim. Shu zaten hastalıklarla yorulmuş, anne babası ilgisi yok. O da minnak bir insan olursa belki iyileşir (: Arrietty ile mutlu bir hayat yaşarlar (:


Arrietty'nin odası. Botanik bahçe mübarek :D


Zavallı Shu :(


Arrietty işte bu kadar minnak


Shu'nun dedesinin Aşırıcılar için özel olarak yaptığı ev, hatta malikane!

***

Benim izlediğim Ghibli animeleri işte bunlar. Eksiklerimi tamamlamaya çalışacağım. Henüz bir anime izlemediyseniz hemmen başlamalısınız!

***

Ghibli kızları (((:






Ghibli erkekleri ((:



6 yorum:

  1. daha önce yazdıklarını da izliycem. bunları da. komşum totoro en sevdiğim yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hepsini izleeee. Totoro mükemmel ama en favorim yüreğinin sesi ve yürüyen şato (: bi de izlemediklerim ama izlemek istediklerim postu yapcam :D

      Sil
  2. şu tepetaklakları izledim. çok sevdim. sawako kuronuma da nefisti, filmi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ghibli'leri de izle. beğenmene sevindim (:

      Sil
  3. izlicem tabii. bak papini senden öğrendim. bazı animeleri de. düşüncelerini de çok seviyom.

    YanıtlaSil