13 Tem 2014

Yine mi Baykuş?



Kör Baykuş adını duyunca nasıl da heyecanlanmıştım. Hemmen edindim ama okuyamadım. Bu yaza kısmetmiş. Kısa sürede bitti elbette. Kıpkısaydı zaten. Okurken çok sıkıldım. Zaten kahraman gayet bunalımlı. Yazar da bunalımlı. Şöyle bir hayatına baktım da. İran, çöküş zamanları filan. Sadık Hidayet yazarım. Sevdim mi? Beğendiğim yerlerinden bahsedeyim. Roman-öykü arası novella. Kahraman, arabacı, demirci, baba, amca, marangoz hepsi aynı kişi. Kahramanın karısı, annesi, hayalinde gördüğü kadın aynı kişi. Kafanız bir hayli karışıyor ve çözmeye çalışıyorsunuz. İşte bu güzeldi. İran ve Hint tarihine dair detayları,
hayal içinde hayal, gerçek-hayal-rüya karışımları. Şimdiki zaman, geçmiş. Karmaşık.

İslam'a dair hakarete varan cümleler çok fazlaydı. İslam'ı hiç bilmeyen birisi okusa-ki zaten okudular ve okuyorlar ve okuyacaklar- İslam'a bakışı hiç de iyi olmazdı. Okurken o kadar çok rahatsız oldum ki. İran'ın ne kadar farklı kültürlere sahip olduğunu daha iyi anladım.

Kısacası hiç sevmedim Kör Baykuş'u. Sadık Hidayet için de Doğu'nun Kafka'sı diyorlarmış. Katılmıyorum kesinlikle. Kafka'nın eserlerinde böyle nefret söylemlerine yer verdiğini düşünmüyorum. Vermiyor değil mi?

Biraz duygusal yaklaşıyorum eserlere, farkındayım. Ama ben insanların inançlarının, ırkının, kültürünün aşağılanmasına katlanamıyorum. A bu arada Türkmenleri de aşağılamış Sadık Hidayet Kör Baykuş'ta. Herkesin pek sevdiği Robinson Crouse'yu hiç sevmem mesela. Yani bu sadece benim kültürüm ve benim dinimle alakalı değil.



Neyse bu kadar olumsuzluklar bir kenara. Bir dıy çalışması göstereyim. Doğadan form çay şişesini atmamıştım. Kolay dekupaj yapışkanlı baykuşlu çıkartmalardan almıştım. Şişeye yapıştırdım ve shakelerim için harika bir kap elde etmiş oldum (: Yazın sıcak içecekler yerine soğuk-buzlu karışımları tercih ediyorum. Evde buzlu kahve-frappe yapmasını öğrendim (: Ama burada çilekli shake yapmıştım (:

Her şey baykuş aşkına. İnsanın bir şeyi, şey ama gerçekten ne olduğu fark etmez, sevmesi güzel bence. Ve de gerekli. Böylelikle minnacık şeylerle mutlu oluyor insan. Benim kendimi mutlu etme yöntemim baykuşlar. Sevdiklerimin beni mutlu etme yöntemi de (: 



Baykuş demişken bir de filmden bahsedeyim. Animasyon film. Baykuş Krallığı Efsanesi. Dvdsini alıp koymuştum rafa. Sonra aldım geçenlerde elime. İzledim. Enfesti... Yine diyorum hep diyorum, bakmasını bilmek. İyinin ve kötünün mücadelesi çocuk filmi derseniz küçük düşünürsünüz. Hayallere sıkı sıkıya sarılmak derseniz, gökyüzünde uçtuğunuzu bile hissedebilirsiniz. Kanatlarınızın var olduğunu da. Sonra mutlu olursunuz, çabalamak istersiniz. Ama zaten hayatınız maddecilikten ibaretse yapacak hiçbir şey yok... Her şey kalbimizde, içimizde...






Müzikler bir harika bir de (:


3 yorum:

  1. Her şey kalbimizde, içimizde... bu söze kesinlikle katılıyorum. İnsan içine kalbine dönünce güzelleşiyor, büyüyor. Kör Baykuş'u bilmiyorum ama arkadaşım bi kitap anlatmıştı o geldi aklıma şimdi aklım o kitapta kaldı. Sorayım ki öğreneyim :) Bu arada ben de severim baykuşları ama senin kadar değilim heralde :) Şu baykuşlu yastıklara da bayılıyorum becerebilirsem dikmeyi planlıyorum :) o zaman baykuşlu günler efenim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de istiyorum baykuşlu yastık ama hiç becerim yok :/ bakalım belki bulurum uygun fiyata. internette yapan satan çok ama aşırı pahalı oluyor. sana da baykuşlu günler ((((:

      Sil
  2. bayankuş ödül verdim sanaaa hi lili hi lo :)

    YanıtlaSil