16 Tem 2013

Song of Joy



have mercy on me, sir
allow me to impose on you
i have no place to stay
and my bones are cold right through
i will tell you a story
of a man and his family
and i swear that it is true

ten years ago i met a girl named joy
she was a sweet and happy thing
her eyes were bright blue jewels
and we were married in the spring
i had no idea what happiness and little love could bring
or what life had in store
but all things move toward their end
all things move toward their their end
on that you can be sure



then one morning i awoke to find her weeping
and for many days to follow
she grew so sad and lonely
became joy in name only
within her breast there launched an unnamed sorrow
and a dark and grim force set sail
* farewell happy fields *
* where joy forever dwells *
* hail horrors hail *

was it an act of contrition or some awful premonition
as if she saw into the heart of her final blood-soaked night
those lunatic eyes, that hungry kitchen knife
ah, i see sir, that i have your attention!
well, could it be?
how often i've asked that question
well, then in quick succession
we had babies, one, two, three

we called them hilda, hattie and holly
they were their mother's children
their eyes were bright blue jewels
and they were quiet as a mouse
there was no laughter in the house
no, not from hilda, hattie or holly
"no wonder", people said, "poor mother joy's so melancholy"
well, one night there came a visitor to our little home
i was visiting a sick friend
i was a doctor then
joy and the girls were on their own


joy had been bound with electrical tape
in her mouth a gag
she'd been stabbed repeatedly
and stuffed into a sleeping bag
in their very cots my girls were robbed of their lives
method of murder much the same as my wife's
method of murder much the same as my wife's
it was midnight when i arrived home
said to the police on the telephone
someone's taken four innocent lives

they never caught the man
he's still on the loose
it seems he has done many many more
quotes john milton on the walls in the victim's blood
the police are investigating at tremendous cost
in my house he wrote * "his red right hand" *
that, i'm told is from paradise lost
the wind round here gets wicked cold
but my story is nearly told
i fear the morning will bring quite a frost

and so i've left my home
i drift from land to land
i am upon your step and you are a family man
outside the vultures wheel
the wolves howl, the serpents hiss
and to extend this small favour, friend
would be the sum of earthly bliss
do you reckon me a friend?
* the sun to me is dark *
* and silent as the moon *
do you, sir, have a room?
are you beckoning me in?

***

afedersiniz bayım,
fazla değil 2 dakikanızı alacağım.
kalacak bir yerim yok
ve üşüdüm iliklerime kadar.
izin verin, size bir hikaye anlatayım şimdi
bir adam ve ailesi hakkında...
ve bayım
üzgünüm ama tamamen gerçektir bu!!

bundan 10 yıl önce, joy adında bi kızla tanıştım,
tatlı ve neşeli bi kız.
gözleri parlak mavi mücevherler gibiydi
ve evlendik, bahardı yanılmıyorsam.
çok aşık değildim ama mutluydum deliler gibi,
kim bilir bu iki duygunun birlikte ne getireceğini?
ya da kaderin bize ne göstereceğini?
ancak her şey sona doğru ilerler
kuraldır bayım
her şey, sona doğru ilerler
buna emin olabilirsiniz...

derken ağlama sesleriyle uyandım bir sabah.
ve ardındaki bir çok sabah daha...
gitgide üzgün ve yalnız bir kız oldu.
joy (ing. neşe) yalnız isminde kalmıştı artık.
göğsüne kurulmuş tarifi imkansız bir acı
ve karanlık ve kederli dokunuşlar başladı sonra...
-hoşçakalın mutlu kırlar
joy sizin topraklarınızda artık
merhaba dehşet, merhaba-

bir pişmanlık jesti miydi, 
ya da aptalca bir önseziydi belki kimbilir...
tıpkı kalbini bastırdığı kanı gördüğü, o son gece gibi
hatırlıyorum
o delirmiş gözler!!...
ah, o aç ekmek bıçağı!!...
vay! bakıyorum dikkat kesildiniz bayım...
peki mümkün müydü bu?
çook kere sordum bu soruyu
ardından hızlı geçti zaman
ve çocuklarımız doğdu
ardı ardına...

kızlarım, hilda, hattie ve holly
tıpkı anneleri gibiydi...
gözleri parlak mavi mücevherler,
ve bir fare kadar sessizler...
kahrolası evin içinde tek bir kahkaha bile yok!!
hayır üçünden de tek bir tebessüm bile!!
insanlar "takma kafana" diyorlardı,
"joy sadece fazla melankolik, başka bi şey yok"
sonraa... bir konuğumuz vardı evde
bense hasta bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim
ah, afedersiniz söylemeyi unuttum
doktorum ben...
joy ve kızlar ise yalnızlardı o gece.

geldiğimde joy u bağlamışlardı
ve ağzında bir tıkaç... vardı...
defalarca. defalarca bıçaklamışlardı.
bıçak yarası vardı, her yerinde
ve bir uyku tulumu içindeydi.
ve beşiklerinde... çocuklarım...
beşiklerinde...
ölmüşlerdi, çalınmıştı hayatları.
tıpkı anneleri gibi ölmüşlerdi,
tıpkı... benzedikleri...
anneleri gibi!
eve geldiğimde gece yarısıydı.
ve polisi aradım hemen.
bir adam, tam dört masum canı almıştı.

hiç yakalayamadılar adamı.
hala da kayıp...
söylenenlere göre bayım
sonra pek çok kişiyi daha öldürmüş.
ilginç bi adam bayım, dinleyin.
kurbanın kanıyla, duvarlara john milton şiirlerinden
alıntılar yazıyormuş.
benim evimde de vardı.
-adamın kızıl sağ eli- yazıyordu
paradise lost (cennet kayboldu) tan bir alıntı dediler bana.
bayım, bu rüzgar gitgide üşütmeye başladı beni,
fakat hikayem de, nerdeyse bitti...
allah kahretsin, 
yarın çok soğuk olacak gibi...

ve bayım...
terkettim evimi
herrryeri dolaştım.
şimdi kapındayım ben ve bir aile babasısın sen...
dışarda akbabalar dönüyor
ve kurtlar bayım, kurtlar uluyor
yılanlar tıslıyor...
ve dostum, hadi yaptığın şu iyiliği uzatalım biraz!!
tüm dünyevi mutluluklarının toplamı bu...
beni hala arkadaşın mı sanıyorsun?!?!
-gün ışığı, dipsiz karanlıklar bana.
ayı ışığı mutsuz sessizlikler bana.-
bayım, fazla odanız var mı?
ne, beni içeri mi çağırıyorsunuz?!!

4 yorum:

  1. cici bloggerım nasılsın ? :)
    mimledim seni,haydi kolay gelsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyiyim ins su abla ((: mime bakicam bilgisayardan girince.tesekkur ederim ((:

      Sil
  2. şarkı da nick cave de john milton da iyi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ya. ilginç bir şarkı. ilginç bir öykü (:

      Sil