14 Tem 2013

Ruh ikizi



''Güzel kızmış değil mi Ayşe Hanım?’’
Kızı iyice süzerken kendinden geçti Füsun Hanım.
‘’Pek güzel maşallah. Allah nazarlardan saklasın. Soner’imizi de pek yakışır.’’ Derken Ayşe Hanım içinden saydırıyordu.
‘’Aman ne Soneriymiş. Ah Ah Toygar, neden şu okulu bitirmedin de uzattın bu kadar yıl. Kaçtı kaçacak elden gül gibi kız.’’ İç ses, dış ses uyuşmazlığı pek meşhurdu Ayşe Hanım’ın.
Aslı kızcağız da tüm bunlardan habersiz çay, pasta, börek servisi yapmaktaydı. Rahatsızdı giydiği kıyafetten. Kapalı bir kıza yakışır mı evin içinde de olsa böyle kısacık elbise? Ama annesine sözünü geçirebilir mi? Dışarıda Aslı nasıl istiyorsa öyle giyinecek, ama evdeyken ve erkek yokken Güzin Hanım’ın isteği hakim sürecek.
‘’Pek maharetliymişsin Aslı kızım. Ellerine sağlık. Bir gün hayırlı kahveni içmek de nasip olur inşallah.’’ Füsun Hanım, anlamlı bakışlarını gönderdi Güzin Hanım’a. Güzin Hanım da aldı sinyali. Anında anlamlı bakışlarıyla cevap verdi. İki kadın gözleriyle ‘olabilir’leşse de iş Aslı da son bulacaktı.
Füsun Hanım daha fazla beklemeden girdi konuya.
‘’Aslı kızım. Okulu bitirdin, atandın, öğretmen oldun bak ne güzel. Şimdi biraz da düşünmez misin hani yuva kurmak filan? Benim biricik oğlum var Soner. Hatırlar mısın? Ne güzel olur sizin evliliğiniz değil mi ama?’’
İyi konuştuğunu düşünen Füsun Hanım, rahatlayarak çayından bir yudum aldı. İçinin rehavetini dindirdi biraz.
Aslı şaşkın kalmıştı bayanların yanında. Soner Abisiyle kendisi. Şaka filan olmalıydı ama gerçekti. Hanımların heyecanlı bekleyişlerinden belliydi her şey. Annesine en can sıkıcı bakışını fırlatınca kadıncağız çayını yudumlarken boğuluyordu az kasın.
‘’Füsun Hanım Teyzeciğim, Soner Abi- bakın abi diyorum- ki kaç yaşındaydı?’’
Füsun hanım abi lafına öyle bozuldu ki dumur oldu.
‘’Ne abisi kızım. 35 yaşında.’’
‘’Ben 22 yaşındayım. Arada 13 yaş fark benim için büyük bir sorun.’’ Aslı konuşurken gayet net, kendinden emin ve otoriterde.
‘’Füsun Hanım’ın cepleri boş değildi elbet. Hemen savunma moduna geçti.
‘’ Erkekle kadın arasındaki yaş farkı fazla olacak ki erkek kadından daha olgun olsun. Değil ama hanımlar?’’
Ayşe Hanım ve Güzin Hanım doğruladılar ve çeşitli örnekler verdiler.
Aslı işinin zor olduğunun farkına vardı. ‘’Bir dakika, bir dakika. Peki. Ben üniversite mezunuyum. Eğitim hayatı çok öenmli. Görmüş geçirmişlik, yaşanmışlıklar. Soner Abi ne mezunuydu?’’
Füsun Hanım ne diyeceğini bilemedi. ‘’Lise mezunu ama görmüş geçirmiştir benim oğlum. Hem parası da gayet iyi. Zengin benim oğlum. Çiftçi. Kaç dönüm tarlamız var. Kızım yoksa sen çiftçiliği mi küçümsüyorsun?’’
Aslı bu soru karşısında afalladı. Nasıl böyle bir kanıya varılabilirdi?
‘’Asla böyle bir niyetim yok. Benim dedelerim de çiftçi. Aslımı nasıl hor görebilirim, nasıl inkar edebilirim? Benim niyetim aramızdaki farkları ortaya dökmek. Mesela ben bu hafta 2 kitap bitirdim. Bu ay 10, bu yıl 90. Okumaktan zevk aldığım yazarlar James Joyce, Elif Şafak ve diğerleri. Soner Abi’nin beğendiği yazar ya da şairler kimlerdir?’’
‘’Sonerimin elinde en son lisede kitap görmüştüm. ne bileyim kızım.’’
Füsun Hanım tedirgindi artık.
‘’Ben caz müzikten hoşlanırım. Soner Abi ne tarz dinler acaba? Haftada en az bir film seyredip üzerinde eleştiri yaparım. Eşimle akşamları kitaptan, müzikten, tiyatrodan, sanattan konuşmak isterim. Evime televizyon almayı düşünmüyorum. Soner Abi, televizyon hakkında ne düşünür?’’
Aslı hızlı gittiğinin farkındaydı. Bu küçük şeyleri, küçük ama önemli özellikleri, bir an önce aradan çıkarıp asıl mevzuuya girmek istiyordu.
‘’Televizyonla arası iyidir. O da eşiyle oturup, sohbet etmek ister ama televizyonsuz yapabilir mi bilemem. Hiçbir erkek maçsız yapabilir mi?’’
Füsun Hanım, gülümseyerek bakmıştı Ayşe Hanım’a. Öyle bir gülümsemeydi ki yardım çağrısıydı. S.O.S mübarek.
‘’Aaaa tabi canım. Erkek dediğin futbol delisi. Onlar için aşk altı harf, futbol. Haaa haaay.’’ Üç hanım da zoraki güldüler.
‘’Benim meselem futbol değil. Ben de otururum, maç izlerim eşimle. Ama benim yanımda asla küfretmeyecek.’’
Artık Füsun Hanım iyice dolmuştu.
‘’ E be kızım. Sen de amma yaptın. Küfürsüz erkek mi olur ayol?’’ Bu sefer Füsun Hanım gerçek bir kahkaha atmıştı.
Aslı sabırla devam etti sözlerine.
‘’Babam.Yanımda, en sinir oldukları hallerinde bile asla küfretmemiştir. Küfür etmeyen adam, adam gibi adamdır. Ben babam gibi bir eş isterim. Hatta babamdan daha iyisi. Babamı bu yaşına kadar ne küfrederken gördüm ne içki ne de sigara içerken. Evleneceğim adam da böyle olmalı.’’
Füsun Hanım işin sonlandığını anlamıştı. Ayşe Hanım da vazgeçmişti hayallerinden. Füsun Hanım daha fazla dayanamadı.
‘’Ama kızım, mükemmel bir erkek bulamazsın ki!’’
Aslı sözün karşısında afalladı. O mükemmel bir erkek istemiyordu ki. Gözleri uzaklardayken döküldü dilinden, ‘’Ben mükemmel bir adam aramıyorum ki. Yalnızca ruh ikizimi istiyorum.’’

4 yorum:

  1. eline sağlık güzel bi yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
  2. bu aralar tek parça hikayeleri sevmeye başladım eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek parca hikayeler de olcak seri hikayeler de olcak bugunlerde.Bakalim ((:

      Sil