8 May 2013

Siyah Pelerinli Kadın




Siyah zarfın üzerinde adımı görünce ne hissedersin? Anlamsız mı gelir? Belki de ‘‘Siyah Pelerinli Kadın’’ tablosunu düşünürsün. Elleri siyah bir zarfın üzerinde. Rüzgârda uçuşan saçları Ölümsüzler Nehri’nin dalgaları gibi kıvrılmıştı. Kadının ardında, askerlerinin kanlarıyla suladığı bir nehir vardı. Krallarının bir sözü üzerine savaşan askerler. ‘‘Uğruna öldüğünüz sizi ölümsüz yapacak.’’ Kral ölümsüz olurken kadın kukuletasını başına geçirdi. Gözleri gölgede kaldı. Ressamın anlattığı hikâyeyi dinlerken tablonun önüne durdurmuştun beni. Sonra bakmıştın uzun uzun. Nedenini sorduğumda ‘Hiç’ demiştin. Aslında biz hiç birlikte olmamıştık. Mektuplaşsaydık belki birbirimizi daha iyi anlardık. Kafka’dan Milena’ya Mektuplar’ı okumalıyım. Gerçi sen bana Kafka gibi mektup yazmazsın. ‘Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da’ demezsin. Bana bir mektup yazacak olsan saman kâğıdına kocaman, Osmanlıca ‘Hiç’ yazarsın. Bak ne geldi aklıma. O gün gözlerinin içi gülmek deyimini ilk defa senle anlamıştım. Hediye paketi yapmaya bile lüzum duymadan elinde sallaya sallaya getirdiğin kolyeyi avuçlarımın içine bırakmıştın. Sevmemiştim o sevimsiz sarı rengi. Neden hediye etmiştin ki. Pek takmadım o kolyeyi biliyor musun? Bir kenara koydum. Sonra yerini unuttum. Güneşe benziyordu kolyenin ucu. Sen benim güneşimsin demek istememiştin elbette. Ne  kadar da klişe! Satıcı ‘Bak abicim. Bu kolye en güzeli. Ablaya güneşimsin demiş olursun hem.’ Elinde patlayan sevimsiz sarı kolyeleri satmak için çalışan adama tamam demişsindir düşünmeden. Camın içinde sarı sıvıda yüzen bir pirinç tanesi. Bir tarafında senin adın bir tarafında benim adım. Madalyonun diğer yüzü gibi. Başlarda hoşuma gitmişti. Adımız hiç silinmeyecekti o sarı sıvının içinde. Yıllar geçtikçe pirinç tanesindeki ince çizgi büyüdü, nefreti de içine alan bir balon oldu. Hani palyaçoların partilerde şişirip silindir hale getirip değişik hayvan şekillerine getirdikleri balonlardan. Balondan kalp yaptım, gökyüzüne saldım. Artık yoktun. Zaten adımızın yan yana olmaması da beraber olmadığımızın göstergesi değil miydi? Madalyonun diğer yüzü. Birbirine zıt iki karakter. Kırdım kolyeyi. Parçalara ayrılırken pis bir koku yayıldı odaya. Sıvının elimde bıraktığı his hoş değildi. Pirinç tanesi yere düşmüştü. Aldım elime. Pencereden dışarı atmayı düşündüm önce. Yapamadım. Parçalamaya başladım. Önce baş harflerimiz gitti. Sonra hepsi. Un ufak oldu pirinç. Neyse. Sen bu satırları okurken ben çok uzaklara gitmiş olacağım, gibi bir cümle beklemezsin değil mi? Olduğum yerde kalacağım. Sana uzak ya da yakın oluşum bir şey ifade etmeyecek nasıl olsa. Sadece şunu demek istiyorum: Sayonara!

Sayonara: Japonca elveda demek


Mutluyum. Hoca beğendi yazımı. Evet okuduğunuz yazı kurs için hazırladığım yazılardan birisi ((: Son iki haftadır yazılarım beğenildi bakalım darısı devamına. Yazıya gelecek olursak. Yazarken çok eğlendim :D İlk defa kurs yazısında aşk yazdım ve ayrılık oldu o da :D Ve ilk defa ironi yaptım. Fark edersiniz zaten benim tarzım değil hiç. Ya da şöyle diyelim tarzım olmadığını düşünüyordum. Ama henüz bir üslubum yok. Eski yazılarımı beğenmiyorum artık (: Yazdıklarım gerçek düşüncelerim olabilir de olmayabilir de ;) İnşallah gereksiz insanlar okuyup da huzurumu bozmaz -.-

Mutluyum siz de mutlu oluuuuun. Haydi Çalga!


6 yorum:

  1. Evet sanırım bu yazıda tarzını değiştirmeyi başarabilmişsin. Hiiç kolay değil,keşke ben de bi parça değiştirebilsem.
    Güzeldi. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim (: ikimiz de üslubumuzu yakalariz ins (:

      Sil
  2. kursa mı gidiyorsun ayy ne güzel yaa imkanım olsa ben de gitmek isterdim:)) yazıyı ben de çok beğendim ellerine sağlık devamı gelir inşallah :)) Blogunu da geç farkettim ama olsun geç olsun güç olmasın demişler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel dileklerin için ((: evt geç olsun ama olsun di mi. Hoşgeldin dünyamaa (;

      Sil
  3. tablodan haediyeye pirince ayrılığa.
    tabii ki güzel olmuş ki.
    yazdıklarımız kurgudur gerçektir biraz.
    her zaman düşüncelerimiz olmayabilir ki.
    yansıtırız bazen.
    heyyy keyfin yerinde.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim (: evet keyfim yerinde cok sukur ((:

      Sil