6 Şub 2013

Mimlenmiş miyim?

Sevgili Deeptone beni mimlemiş. İyi de ben daha önce hiç mimlenmedim :D Ve karmaşık bir mim hazırlamış. Ben de içinden sadece bir aşamayı aldım ve onu cevaplıyorum. Özür dilerim Deep. Hepsini yapamayacağım (:

1.Bir kitapta aradığın özellikler neler?
Edebî olması gerekir. Alelade kitapları okumayı sevmem.


2.Burcunuz nedir?
Yengeeeeç.
 

3.Okuduğun en eğlenceli kitap hangisiydi?
Tabi ki de Harry Potter!
 

4. Yaşadığın şehrin sevdiğin/sevmediğin yönleri nelerdir?
İstanbul.Geçmiş ve gelecek bir arada.İstanbul.Karışık,karmaşık ve yorucu. 

5.Fobilerin var mı?Varsa ne?
Fobi denilemez ama yoğun karanlıktan ve örümceklerden hoşlanmam.
 

6.Hangi kitabın yazarı olmak isterdin?
Yüzüklerin Efendisi!
 

7.Tavsiye edeceğin filmler var mı?
Amelia!


 8.Anime izler misin, izliyorsan en sevdiğin animeler hangileri?
İzlerim çok şükür ((: Sailor Moon ve Byousoku 5 cm. Miyazaki'nin bütün eserleri. 

9.Ölmeden önce okunması gerektiğini düşündüğün kitaplar var mı?
Toprak Ana.

10. Kitaplığını neye göre düzenlersin?
En sevdiğim kitaplara göre. Bir de aynı yazarın kitapları bir arada olsun isterim.

11.Bloggerlığa nasıl başladın?
Yazılarımı birilerinin okumasını istedim. Biraz da Pucca'dan etkilendim.



Şimdi normalde benim birilerini mimlemem gerekirdi değil mi? Ama yapamayacağım (: İlk mim deneyimim güzeldi. Tabi doğru yaptıysam :D

4 Kitap ve daha bir dolu şey!


Şimdi kitap tanıtımı yapalım biraz.


1. Sandık Lekesi-Sema Kaygusuz: Eğer öykü okumayı seviyorsanız mutlaka okumalısınız. Gerçekten çok güzeldi. Severek okudum. Kısa bir kitap zaten. Kısa öykülerden oluşuyor. İnsan bazen rahatlamak için iki saatlik romanlar dediğim saçma sapan romanlar okumak istiyor ya çabuk tükeniyor diye. Onları okuyacağınıza kısa öyküler okuyun derim. Hem vakitten tasarruf edersiniz eğer çok yoğun bir insansanız hem de kaliteli yazılar okumuş olursunuz.


2. Fahrenheit 451-Ray Bradbury: Güzel bir bilimkurgu romanıydı. Bu da kısa sürede bitti. Sansürcülüğe bir başkaldırı. Okuyun derim. Bradbury yakın zamanlarda öldü bildiğim kadarıyla. Bilimkurgu yazarı olmadığını söylüyor. Tek bilimkurgu romanı buymuş zaten.



3. Ruhlar Ülkesi-Nil Esra Başaran: Carpe Diem yayınlarının tutkunu olduğumu beni tanıyan bilir zaten. Adı Yok dergisinin editörü Asena Meriç tavsiye etmişti. Gittim aldım geldim ve okumaya başladım. Güzel gidiyor. Tavsiyedir. Carpe Diem'e güvenin.


4. Peri Masalları Üzerine- J.R.R. Tolkien: Dha önce bahsetmiştim aldım diye. Alışımdaki amacım çok sevgili arkadaşım MFP'ye armağan etmekti (: Aldım okudum ve hediye ettim bugün itibariyle (: Fu'yu oldukça severim. Ve hayranı olduğu bir yazarın kitabını kendilerine hediye etmek çok güzel bir duyguydu (: Kitaptan biraz cümleler.

''düşleyerek öğrenmek''

''Periler diyarı tehlikeli bir ülkedir; bu diyarda ihtiyatsızlar için tuzaklar ve fazla cesur olanlar için zindanlar vardır. Bunu bilmelisiniz.''

''Eğer peri masalları yetişkinler tarafından doğal bir edebiyat dalı olarak okunacak olursa, Periler Diyarının Krallığına girecek olan kişinin bir çocuğun kalbine sahip olması gerekir.''


***

D&R aşığıyımdır bir de ben ((: Harika üç şey aldım yine.

Marilyn Monroe severim. Ivız zıvır kutumum kapağını da o süslemişti. Şimdi günlük defterimi de o süsleyecek ((:


6:45 yayınevini Peri Masalları Üzerine ile tanımıştım. D&R'da defterleri vardı. Hemen aldım. 


Ve son olarak bir film aldım. Alıntılar defterimin kapağını da süsleyen bir defter. Tim Burton yapımı Johnny Deep ve Helena Bonham Carter seslendirmeleri ile Corpse Bride. Ölü Gelin.


***

Veda zamanı a dostlar. Yarın İstanbul yolcusuyum... Güzel bir haftanın ardından yeni bir dönem, Yeni bir İstanbul macerası. Kaldı 2.5 sene di mi ama. Neyse. Sayonara! Annyong!!


6 film birden

Adanadayım! Kokusunu bile özlemişim. Ama veda vakti... Sadece 8 gün kalabildim. Harika geçen sekiz gün. Ev gibisi yok! Odamda her bir ayrıntıda ayrı bir anım var. Okuduğum kitapları İstanbul'da bırakmıyorum. Adana'ya taşıyorum ve kitaplığıma özenle yerleştiriyorum. Yeni düzenlemeler yaptım. Daha az sevdiklerimi kapalı dolaba koydum, daha çok sevdiklerimi kitaplıkta sergiye koydum (: Çok güzel gözüküyorlar. Mayısa kadar olur yine bir valiz, annemlerle gönderirim. Nasipse mayısta annem ve babam İstanbul'a gelecekler de hayırlı bir iş için vesselam. (Ben değil) ((: Neyse gelelim yazının konusuna. Kitaplar ve filmleeeeer (:

Eve geldim. Okul yok iş yok. Boş boş hem gezdim hem izledim. Pek okumadım açıkçası. Önce filmlerden bahsedelim. Bir yandan da ezginin günlüğünden seni düşünmek güzel şey'i dinleyebilirsiniz ((:


1. Tanrıyı Oynayanlar: Alan Rickman. Beni benden aldı yine zaten kiii. Ben siyahileri çok seven bir insanımdır bir de. Malcolm X hayranı olaraktan. Güzeldi. Tıp alanına ilgi duyanlar ya da tıp fakültelerinde öğrenim görenler mutlaka izlemeliler.


2. Bride&Prejudice: 'Türkçeye Gelinim Olur Musun?' diye çevrilmiş. Aşk ve Gurur'un Hint versiyonu denilebilir. Eğer benim gibi 18. 19.yüzyıl İngiltere'sine hayransanız kesinlikle kıyaslamaya gidiyorsunuz. Kendi halinde güzeldi ama Jane Austen'ın Aşk ve Gurur'unu düşününce beğenmem elbette. Ama Hint düğünleri gerçekten çok eğlenceli ve renkliydi (:


3. Kung Fu Panda: Po. Ne tatlıydı öyle. Çok sevdiğim bir insanın vesilesiyle izledim. Çocuksu geliyordu açıkçası ama çok eğlendim ve de ders çıkardım. Ben yazar olabiliriiiiiiiim!! ((:

Şeftali ağacı sahneleri ne güzeldi öyle! 



4. A Walk To Remember: Sevgili Balance'ın sayesinde izledim bu filmi. Sayfasını karıştırırken beğendim ve izledim ve çok beğendim. Başlarda pek sevmemiştim. Çılgın Amerikan gençliği (: Ama sonra güzelleşti. Biraz replik paylaşayım.

-İnsanların hakkında ne düşündüklerini önemsemiyor musun?
-No.

-Ayı rüzgar gibi. Göremiyorum ama hissedebiliyorum.
-Ne hissediyorsun?
-Mucize ve güzellik, neşe ve sevgi hissediyorum. Yani bu her şeyin merkezi.

-Jamie, I love you.
-London.

Kim olduğunu keşfet ve bile bile yap.
Dolly Parton

''Sevgi her zaman sabırlı ve candandır. Asla kıskanç değildir. Sevgi asla kendini beğenmiş ya da kibirli değildir. Asla kaba ve bencil değildir. Saldırgan ve kızgın değildir.''

You are my angel.

Onu her zaman özleyeceğim. Fakat bizim aşkımız rüzgar gibi. Göremiyorum ama hissedebiliyorum.


5. Old Miss Diary-Kız Kurusunun Güncesi: Yine Balance'ın vesilesiyle izledim. Oldukça eğlendim. Koreceyi özlemişim. Duymak güzeldi (:


6. Byousoku 5 cm: Harika bir animeydi. Pek sevgili Morcivert'in sayesinde izledim. Sağ ol var ol Morcivert! ((: Kiraz çiçeğinin açılma hızı saniyede 5 cm imiş. Anime üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm daha çok Takaki-san'in ağzından. Akari-chan ile nasıl arkadaş olduklarından bahsediyor. Kiraz çiçeklerinin yapraklarının düşüşü. Sanki pembe kar yağıyor... 

''İkimiz de oyun oynamak yerine kütüphaneye giderdik.''

İkinci bölüm Kanaie adlı çok tatlı bir kızın ağzından daha çok Takaki-san'den hoşlanıyor. Kuş sesleri, rüzgar, gökyüzü, renkler. Ne kadar da güzel.... 


Bir tarafta kiraz çiçeği bir tarafta füze. İkisi de saniyede 5 cm hareket ediyor. İki farklı aşkla güzel bir benzerlik kurmuşlar.

Üçüncü ve son bölüm karma bir bölüm. Kalp şeklinde bir kiraz çiçeğinin Takari-san'in masasına düşmesi. Ne kadar da güzel kiraz çiçekleri. Biraz replik.

''Bir başkası gibi yaşarken, her tarafı hüzün kaplar. Güneşte kavrulan çarşaflar, banyodaki diş fırçası ve telefondaki mesaj kutusu.
Üç sene önce birlikte olduğum bir kız e-postasında 'Hala senden hoşlanıyorum, şimdi bile.' diye yazmış. Ama birbirimize binlerce e-posta göndersek de muhtemelen kalplerimiz birbirine bir cm bile yaklaşamayacak.''

En sondaki şarkı çok güzeldi. ''Hep seni arıyorum bir yerlerde bulma ümidiyle. Bir mucize olsa da karşıma çıksan.''   sondaki klip






6. Amelia: 1.5 yıl izlemek için uğraştım. Kaç filmciye sordum bulamadım. Hadi internetten izleyeyim dedim videolar çalışmadı. Krizlere girdim. En son dün izleyebildim. Tabi 3 saatte filan. Araya neler girmedi ki! Neyse izledim en sonunda... Günlüğümü açmadan güzel güzel izliyordum ki bana 'Nerede benim defterim' dedirten bir replik değdi kulaklarıma.

''Demek istediğin, yanında olmayan biriyle ilişki kurduğunu hayal etmeyi yanında olan kişilerle ilişki kurmaya tercih mi ediyor?'' Kristal Adamdı bunları söyleyen.

''Bugünün duyguları, sensiz geçmişteki duyguların ölü kabuğundan başka bir şey olamaz.''

''Portakal renkli bir gün, hatırlıyor musun sevgilim?''

''Hayat hiç sahnelenmeyecek bir oyunun tekrarlanan parçasıdır.''

''Evet evet, başarısız yazar, başarısız kader! Bu kelimeyi seviyorum: Başarısız. İnsanlığın kaderi. Başarısızlık sürdükçe sürer. Müsveddeden öteye gidemezsin.''

''Ailem der ki: Atasözlerini iyi bilen bir erkek tamamen kötü olamaz.'' (Bunun tersini iddia edemeyiz çünküm Gu Jun Pyo her şeye rağmen harika bir adamdı! BOF izleyenler beni gayet iyi anladılar ((: )

''İşte, küçük Amelia. Sizin kemikleriniz camdan değil. Hayattan darbe alabilirsin. Ama bu şansı kaçırırsan senin kalbin benim iskeletim kadar kuru ve kırılgan hale gelecek.''

Eh film tanıtımı yeter değil mi? İzleyin hepsini. Amelia'yı hemen izleyin ama!


Ah bir de Gossip Girl'ün final bölümünü de izledim. Çok güzeldi. Sıkı takipçisi değildim ama rahatlıkla anladım her şeyi. Blair ve Chuck evliliği bir harika!

***