13 Kas 2012

Küçük Kız

Cuma günü kursa gittim. Ders yapmadan önce yazılarımızı okudu. Geçen haftaki yazımı hiç beğenmemiş, her cümlesini eleştirmişti Ali Hoca. Bu hafta yazının sonuna kadar duraksamadan okudu. Anlam, mantık, imla hataları yoktu. Son cümle için yine arabesk olmuş dedi .s Yazıyı son cümleyle batırmışım :D Ama fena olmamış dedi ((:
Yazıma okumaya buyrunuz...


***






Saçları kısacık kesilmiş perçemleri ise uzun bırakılmıştı.Bazen önünü görmesine engel olsa da gözlerine değen saçlarını seviyordu. Ellerine bezden iki ağır torba tutuşturulmuş,boynundan bir bebek çantası geçirilmişti. Bu ağırlıklara ne kolları ne de boynu uygundu.Yalpalaya yalpalaya yürüyordu annesinin ardından. Küçük kız kadının hiç de umrunda değildi.Kadın kucağındaki bebeğini sarıp sarmalıyor,başı dik,burnu büyük yürüyordu. Kocaman bedeninde küçücük bir ağırlıktı oğlu. Kocasının ve ailesinin gözünde insan olma yaşama sebebiydi. Küçük kız düşmemek için çabalıyordu annesinin ardından.Gözleri hep yerde önündeydi.Başını kaldırıp baksa göğe bulutlar dayanabilir miydi o hüzünlü bakışlara?..





***


Yazımda tasvir ettiklerim gerçek. Daha doğrusu bir kadın ve ardında eli kolu dolu bir kızın oluşu doğru. Ama benim yazdığım duygular... Gerçek olmamasını dilediğim kurmaca... Bu sahneyi görmem iki üç saniyelikti. Kızın yanına koşup ona yardım etmediğim için çok pişmanım. Bencillik yapıp geç kaldığım derse yetişmeye uğraştım. Siz benim yaptığım bencilliği yapmayın olur mu?...

2 yorum:

  1. Sanırım bizler hep hüznü hatırlatacak,hep hüznümüzü yazacağız. :)

    YanıtlaSil
  2. Hüznü arabesk yapmadan melodrama dönüştürmeden yazmayi ögrenmeliyim ama ((:

    YanıtlaSil