4 Eyl 2012

Hoşgeldim İstanbul



İstanbul'dan bildirmekteyim!!!!!!
Zorlu bir metro taksi yolculuğundan sonra evime geldim. Ohhh temizlik kokuyor ne güzeel. Ben gelmeden odam temizlenmiş ((:
Ayrılıklar zor demiştim değil mi....
Ama yine de burası İstanbul.

Bul da bul İstanbul.
 Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; 
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar... 

NFK'yı anmadan geçmeyelim lütfeeen.

Bu kez kendimi daha iyi hissedeceğim burada. Daha ağlamadım inanamıyorum. Acısı ne zaman çıkar kim bilir... Öykülerimle ilgilenmem lazım, yerleşmem lazım, romanıma bakmam lazım ama şimdi terasımıza çıkıp denizi seyretmeliyim. "İstanbul ben geldiiiiim, yine ve yenideen. Martılar ben geldiiiiim! Bana ilham getireceğinize söz veriiin!" diye bağırmak istiyorum ama sessiz çığlıklarla :D

Mutlu kalın!!


Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? ..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir ' Katibim'i...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...
 
Necip Fazıl Kısakürek

***
Uğur Işılak'ın Necip Fazıl'ın şiirlerini seslendirdiği harika bir albüm çıktı biliyor musunuz? Almak daha nasip olmadı ama inşallah alacağım ((: Bu da küçük bir dinleti olsun size. Fikir edinmiş olursunuz hem ((:

2 yorum:

  1. Ben Gaziantep hakkında yazarken sen İstanbul hakkında yazıyorsun. Hayat adil değil. İçimde büyük bir hüzün, İstanbul kadar büyük. Evet, İstanbul hepimizden büyük. İstanbul'a gideceğim tarihi beklemekten başka bir şey gelmez elimden. Yazılarını okumaktan başka. Daha çok yaz olur mu?

    YanıtlaSil
  2. ((: yaşadığın bir diğer hüzün de adana'dan ayrılmak ailenden ayrılmak olmalı. Geçen sene bu hüznü faslasıyla yaşadım da. Ama alışıyor insan. İstanbul'u uzaktan da sevmek güzel içinden de. Aynı aşk gibi. Daha çok yazarım elbet. İstanbul bekler her aşığınì nazlı bir maşuk gibi ((: gaziantep'te yeni hayatında iyi şanslaaaaar

    YanıtlaSil