20 Eyl 2012

En Evvel Aşk

Kadına baskı yapmayı, şiddet uygulamayı İslami kurallarla bağdaştırmak nasıl bir mantıktır? Allah Teala düzenli bir aile yaşamı için bir takım kurallar emir buyurmuş bizler için. Ama insanlar bu kuralları kendi nefislerinin kılıfına giydirip kendi egolarını tatmin etmek için kullanıyorlar.
Nedir bu şimdi?
Neden insanlar dini kuralları kendi keyiflerine göre yorumluyorlar? Dini kendi çıkarları için kullanan o kadar çok insan var ki!
Sonra şeytanın buyruğuna amenna diyenler din afyondur benzetmesi yapar. Bu fırsatı ellerine verenler yine Müslümanlar...
Anlayamıyorum.
Bu din aşk dini.
Bu din hoşgörü,barış dini!
Uzun yıllar boyunca İslam'a kötü gözle bakılmış, Müslümanlar terörist ilan edilmiş. Müminler yobaz, gerici diye yaftalanmış. Bu önyargılar zamanla kırılsa da hala böyle düşünenler var.
Yanlış doğrular öğretilmiş insanlara. Çocuklara yaramazlık yaptıklarında "Bak Allah taş atar," denmiş, korkutulmuş. Cehennem ve Allah'ın gazabı anlatılmış insanlara sürekli. Ama benim Rabb'im Rahman ve Rahim olandır. Merhametlilerin en merhametlisidir. En günahkar kulu dahi 'Rabb'im affet,' dese samimi bir niyetle, Rab hemen affediverir.
Nedir bu insanların merhametsizliği,sevgisizliği,aşksızlığı!
Mevlana demiş ya Mesnevi'de, "Yaratıldı yaratılalı göklerin dönüşünü aşk dalgasından bil. Aşk olmasaydı dünya donar kalır." Ay, dünya aşkla dönüyor. Peki ya biz insanlar? Nedir bu aşktan korkuşumuz, Allah'a aşık divane olmaktan kaçışımız?..
Aşk evveldir. Bir kudsi hadis vardır. "Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi ve sevilmeyi istedim kainatı yarattım." Allah Teala, Kün demiş aşkla. 'Kün Muhammedâ' demiş olmuş Kainatın Efendisi aşkla.
Rab sormuş ruhlara sevgiyle.
"Elestü bi-Rabbikum?"
Ruhlar demiş sevgiyle, "Kâlu belâ"
Belâ ki özü aşktır.
Ama girince ruhlar, beden kafesine Rabb'isini de unutmuş aşkını da.
"En evvel aşk idi, hala ki aşktır.
Aşk ki yaratılıştır, geriye ne kalır?"
İskender Pala
Aşkla sevgiyle atan kalpler dinine, Rabb'ine yakışır kul olacaktır.
Aşk ile, vesselam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder