15 Ağu 2012

Sevgi Ayetleri


Ayat Ayat Cinta
Sevgi Ayetleri

Şimdi nasıl desem? Filmin methini çok duymuştum. İçeriğini öğrenince çılgına dönüp asla izlemem demiştim. Yine büyük konuşmuştum elbette. Filmi izlemeye başlarken sabırla bekleyeceğim dedim kendi kendime. Değdi doğrusu. Endonezya'dan Mısır'a El Ezher Üniversitesine burslu olarak giren esas oğlanımız Fahri. Oldukça yardımsever, yakışıklı, inançlı, ahlaklı adam gibi adam işte. Başarılı. Etrafında seviliyor. Komşu kızı var Maria. Fahri'yi ilk gördüğü anda vuruluyor. Şeker bir kız. Sonra Nurul var Fahri'yi seven. Bir de Noura var. Fahrilerin yaşadığı sokakta babasıyla yaşıyor. Babası Noura'ya çok kötü davranıyor. Fahri bu kıza yardım ediyor. Yardımsever demiştim ya. Ama bu yardımseverliği başına iş açıyor. Noura da Fahri'yi seviyor. Bu ne arkadaşım böyle? Bi oğlanın peşinde 3 kız derkeeeen, esas kızımız giriyor filme, Fahri'nin kalbine. Ayşe. Annesi Türk. Ne ka gurur verici ((: Çok güzel. Gözler müthiş...





Ayşe ve Fahri. Trende tanışıyorlar. Fahri ruh eşinin Ayşe olduğunu düşünüyor ama Ayşe'ya yaklaşamıyor. Ama sonra Ayşe yapıyor yapacağını. Dayısı ve Fahri'nin hocası aracılığıyla Fahri'yle resmen tanışıp evleniyorlar. Fahri ruh eşini bulduğuna kesin kes emin. İlk görüşmelerinde Ayşe peçesini açıp Fahri'ye gösteriyor. Fahri resmen büyüleniyor. O çekim. Kalbim çarpıyor... Sonra düğün. Güller yağıyor. Düğün, nikah, güller, ruh eşi...


Geride ağlayan 3 kız. Şaka gibi.

Sonra Ayşe ve Fahri'nin evlilik yaşamlarına yer veriliyor. Ayşe zengin. Kocasını mutlu etmek istiyor. Ama nasıl davranacağını tam bilmiyor. Fahri'yi kırıyor. Salak Ayşe diyorum bol bol içimden :D

Her ne kadar kadının özgür ve eşi kadar bağımsız, otoriter olması gerektiğini düşünsem de burada biraz daha esnek davranılması gerektiğini anlıyorum. Bazen erkeğin otoriter olması gerekir. Zaten her şeyin dozunda olması gerekmez mi? Ayşe'nin zengin olması Fahri'ye öyle davranması gerekmiyor. ''Daha ucuz bir evde yaşayabilirim. Hatta arabasız bile yapabilirim.'' Bu ne demek. ''Sen istersen her şeyi yaparım.'' demesi ardından hiçbir şeyi değiştirmez ki. Başta kurmaması gereken cümleler kurdu. Ama Fahri o kadar hoş ki sabrediyor.

Ama sonrasında trajediler başlıyor. Daha fazla ayrıntı vermeyeceğim. Filmde izlemelisiniz bence. Merak edin biraz ((:


Fahri bu gözlüğü takınca çok karizma oluyor söylemeden edemeyeceğim.

Maria da çok seviyor Fahri'yi. Ama Ayşe çok başka.

Sevmek demek bu mu?
Sevgilini, hayatını, ruh eşini, kocanı bir başkasıyla paylaşabilmek. Onu başkalarının sevmesine tahammül edemiyorken paylaşmaya razı olmak. Ve bunu onu kurtarmak için kendinin teklif etmesi. Gerçekten Maria ölsüm istiyorum. Ama önce uyansın ve Fahri'ye yardım etsin. Bir trajedi yüzünden Maria'nın yardımına ihtiyacı vardır Fahri'nin. Maria'nın tanıklığına. Ama Maria kaza geçirmiştir ve uyanmıyordur. Fahri hapisteyken Ayşe Maria'yı bulur ve uyanması için Fahri'nin onunla evlenmesine karar verir. Fahri kabul etmez başta ama Ayşe'nin sözleriyle. ''Maria'nın sana ihtiyacı var. Karnımdaki bebeğin de babasına.'' Bu sözler üzerine Fahri kabul eder. Uyuyan Maria ve Fahri evlenirler. Ve ta taaa Maria uyanır. Ne vardı sanki, Fahri'nin 'Yanındayım.' cümlesiyle uyansaydın. Ama yok. İlla evlencek. Neyse Fahri kurtulur en sonunda.


Ayşe, Maria ve Fahri'nin üçlü evliliğine geçilir ardından. Ayşe iyi kriz geçirmedi. Ama kendi düşen ağlamaz denir ya aynen öyle. Tamam aşkı uğruna kumayı kabul etti Ayşe. Ama Maria da aşkı uğruna vazgeçseydi mutlu olmaktan. Fahir eşiyle, Ayşe ile mutlu olsaydı. Hıristiyan bir kız nasıl kabul edebilir böyle 2.eş olmayı anlamadım. Fahri'ye de çok sinirlendim. Salak, tamam kızın uyanmasına vesile oldun, o seni tanıklığıyla kurtardı ama neden karı-koca hayatı yaşıyorsun ki. Tamam kız hasta. Mutlu olması lazım ama neden 'sevgilim' diyorsun, neden öpüyorsun? Erkek işte! 


Bu sahnede çok üzüldüm. Ayşe...
Razıdır ama daha fazla dayanamaz. Biraz rahatlamaya ihtiyacı olur, kalbi kırıktır. Ama Fahri gitmesine izin vermez, bana yardım et der. Orada yine Fahri'yi tuttum.

Maria hastadır. Ölmek üzeredir. Müslüman olur. Yani Maria'nın bu güzelim çiftin hayatına dahil olmasına küfretmememin tek sebebi Maria'nın Müslüman olmadır. İlk ve son namazında vefat eder Maria...



Neden ön yargılı olduğumu anladınız mı? Benim gibi feminist bir kız, 2.eş olayına elbette ki dayanamaz. Zaten film izlerken 'Maria ölsün' diye ağlamışlığım vardır :D

Ayşe'nin tarafından bakınca olaya, başka şans yok. Kocası ve bebeği için razı. Zaten Ayşe'nin kendisi istiyor.
Fahri'nin tarafından bakınca, başka şans yok. Karısı ve bebeği için razı. Zaten kendisi asla istemiyor, Ayşe istediği için evleniyor Maria ile. Ama yine de 'sevgilim' dememeliydi ve öpmemeliydi Maria'yı.
Maria tarafından bakınca, güçlü olup uyanacaktı. Hadi uyanamadı. Fahriyle evlendikten sonra, uyanınca ayrılacaktı. Ama yapmadı. Güçlü olmadı. Maria'nın aşkının gerçek olduğuna inanmıyorum. Güçsüz, mutluluğu için saçmalayan bir kız. Ruh eşim diyor Fahri'ye. Ama ruh eşi olmak iki kişiye aittir. Ve Fahri'nin ruh eşi Ayşe. Nil ve Mısır benzetmesi yapıyor kendisi ve Fahri'ye. Ama hayır. Nil ve Mısır, Ayşe ve Fahri. Bu kadar.

Çok sinirlendim galiba. Ayşe ve Fahri'nin şu çok hoş resimlerine bakıp mutlu oldum ama. Aşk budur işte. Fedakarlık. Sabır.... 


Bu da çok sevdiğim film müziği.


2 yorum:

  1. Maria ölsün diye ağladın mı gerçekten yaa :D izlenilesi bir filmmiş merak ettim ama baştan sonra anlatmışsın zaten :D hem de yeter anlattığım gerisini izleyin demene rağmen :D evet senin gibi feminist bir bayanın karşı çıkması çok normal ama bu filmden etkilenip de prensiplerinden ödün verme. eden öyle kabul etsin şekerim. yine her zamanki gibi başarılı bir yazı :D öpüyorum

    YanıtlaSil
  2. ağladım cidden :D pis maria! ya evet dayanamadım. ama ayrıntılar var yani paylaşmadığım. ama izle, gerçekten güzel. prensiplerimden ödün vermem, veremem :D teşekkür ettim, daha güzellerini de okursun inş....

    YanıtlaSil