24 Tem 2012

Ölümsüz mü aşk?


Ölümsüz Aşk. Orijinal adı: My Name is Memory. Ann Brashares. New York Time Best Seller

Şimdi nasıl demeli ne etmeli ama emektir tamam da, hiç beğenmedim. Ne ki haddime biliyorum da e ne yapayım. Üzülüyorum böyle kitapların çok okunduğunu görünce. Neyse ki yurdum insanı pek merak salmamış da bizde pek duyulmamış. Sevindim açıkçası bu duruma. Arka kapak bir harika. Oku beni, oku beni diyor resmen. Twillight hayranlarına çağrı yapılmış filan. Peeeeehh diyorum yani çağrıyı yapan kişiye Twillight serisi bu kitabın yanında Sheakspeare kalıyor. Dil güzel değil kurgu zaten kötü. Son yok. Tamamen bir yalan olan reankarnasyonu Tanrıyla bağdaştırmışlar. Yani acımasız olmak istemem ama doğruya doğru.
Beğendiğim bazı yerler var ama. Mesela tarihi gidişat güzel olmuş. Fi tarihinden günümüze doğru insnaların yaşayışları. Gerçi yazıdan önceki dönemden bahsediyor ama sanki modern bir insanı anlatıyormuş gibi olmuş ama neyse. Sophia ve Daniel, ana karakterler. Birbirlerine çok aşıklar diye anlatılıyor ama nerede bu yoğun duygu göremedim açıkçası. Yok yani. Hep cinsellikle anlatmışlar. Bu mudur yoğun aşk? Gerçi benim Türk kafamla Amerikan kafasını bir tutmamak lazım da neyse. Velhasıl beğenmedim. Ama yine de okuduğum için mutsuz değilim (:


Yeni bir kitaba başlıyorum. Saçmasapan bir aşk hikayesinden sonra nasıl olacak bilmem ama Che Guevara'nın günlüğünü okumaya karar verdim. Bakalım Che hakkında neler öğreneceğim. İyi okumalar banaaaa (:

14 Tem 2012

Gündüzün Sonu Gece





İnsanların en yalnız oldukları vakit ne zamanlardır? Geceleri der bazıları. Ben buna katılmıyorum. Gecenin sessizliğinde insanın yalnızlığına eşlik eden efkarı vardır. Geceyi aydınlatan ay ve yıldızlar arkadaş olur kimi zaman. Ya da bir balkonda oturursun. Uzaktan denizi ve denizin karşı kıyısındaki ışıkları izlersin, arkadaş edersin kendine. Geceleri insan yalnızdır velakin yalnızlığına birçok arkadaş bulur. Başını yastığına koyduğunda hayaller eşliğinde dalar rüyalara. Yatağa bir başına girmeyi sorun yapmaz, hatta fark etmez bile. Çünkü hayalinde birisi vardır yanında yamacında. Kendisini her daim düşünen bir sevgili ya da üstünü örten bir anne. Gece yalnızlık ve hüzün diyarıdır amma kahredici değildir tüm bunlar. Uykunun kollarında huzur bulacığını bilirsin. Julliette gibi. ''Yarı uyku yarı ölüm beni sevdiğime kavuşturacak.'' dersin.

Her gecenin bir sabahı vardır. Hayaller eşliğinde daldığın rüyalardan mide bulantılarıyla uyanmanın halini bilen var mıdır? Rüyanın en güzel, tatlının en tatlı yerinde midene giren ağrılar ve o an içindeki iğrenç hissiyat. Uyandığında tek bir düşünceyle uyanırsın belki de. Sevgilim artık yok, ailemden uzaktayım, hayallerimin önünde engeller var. Al işte sana yalnızlığın âlâsı. Gecenin son aydınlık. Geceden hüzünle çıkıp umuda erecektin. Gündüzün sonu ise karanlık. Hadi çık çıkabilirsen işin içinden. Hayallerinle girdiğin yataktan tek başına çıkıyorsun. Yalnız bir güne başlıyorsun ve dünyadaki tüm melankoli toplanmış yapışmış üzerine. Ne diyebilirsin ki?

1 Temmuz

*GEB

bu da şarkı

Biraz nostalji yapayım dedim, Hatırla Sevgili. Ne güzel günlerdi.....